Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
13° Parçalı az bulutlu
  • EURO 6.31
  • DOLAR 5.70

Atatürk: “Türk harfleri bu memleketin yükselme uğraşında başlı başına bir geçit olacaktır”

Gündem - 1 Kasım 2017 11:07 A A

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1928 tarihinde gerçekleştirdiği Harf Devrimi’nin bugün 89. yıl dönümü… Harf Devrimi’ne ilişkin merak edilenlerin cevaplarını haberimizde bulabilirsiniz…

Tarih içerisinde değişik yazı şekilleri kullanmış olan Türkler, Müslüman olduktan sonra da, uzun bir süre Arap harflerini kabul etmişler ve kullanmışlardır. Ama zaman içerisinde, özellikle Arap harfleri sessiz harflerden oluştuğundan ve Türkçe’de ise sekiz ya da dokuz sesli harf bulunduğundan, Türkçeyi, bu harfler ile okuyup yazmanın kolay olmadığı ve yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Son dönem Osmanlı Aydınları, Türkler için Arap harfleri ile okuma-yazma öğrenmenin ne kadar zor olduğunu ve bunun için altı yıl kadar zaman gerektiğini, genelde tartışmışlar; bu durumun aleyhimize olduğunu belirtmişler ve bu harflerin ıslah edilerek okuma ve yazmanın kolaylaştırılmasını istemişlerdir. Böylece ıslah çalışmaları başlamıştır. Ama Arap harflerinin ıslahı için yapılan çalışmalar, kolaylaştırmayı sağlayamamıştır. Tersine Arap harflerinden yararlanarak ortaya konulan yazım şekilleri, okuyup-yazmayı daha da zorlaştırmıştır.Bu arada Avram Galanti bu çalışmaların en güzelini ortaya koymuştur. Ama gerçek anlamda Türkçe’nin en kolay okunup-yazılması Lâtin harfleri ile oluşturulan Yeni Türk Harfleri ile olmuştur ve bu harflerin kabul edilmesi de Atatürk sayesindedir.

Türkiye Cumhuriyeti Yazısını Niçin Değiştirdi?

Türkiye Cumhuriyeti beşinci yılını doldurur ve birbiri arkasına devrimler yapılırken Mustafa Kemal ve arkadaşları ekin devriminin en önemli, en büyük adımını atmaya hazırlanırlar. Çünkü genç cumhuriyete, Osmanlı İmparatorluğunun kalıtı olan Arap abecesi türlü sorunlar yaratmaktadır. İmparatorluk, yüzyıllarca Arap abecesini kullanmıştır. Bu abece, doğallıkla bükünlü bir dil olan Arapçanın doğasına yatkındır; bağlantılı dil özelliği taşıyan Türkçenin doğasındaki sesleri yansıtmaktan uzak bir dizgedir; Türkçenin ünlü seslerini göstermemekte; h, k, s gibi kimi ünsüzler için birkaç ayrı harf kullanılmaktadır.

Arap abecesi, ayrıca dinsel anlamlar yüklenmiş bir dizgedir. Okuryazar olmayan halk, bu abeceyle yazılmış tüm kitaplara, gördüğü her basılı kâğıda inanç penceresinden bakmakta, kutsal kitap yazısıyla yazılmış her şeyi âdeta kutsallaştırmakta; bu nedenle salt okuma yazma bilmek bile dinle ilişkilendirilmekteydi. Okuryazar olmayan halk, dilekçesini, mektubunu yazmaktan yoksundu, eski yazıyı bilenlerin yönlendirmesine açıktı.

Yönünü çağdaş uygarlığa çeviren genç cumhuriyetin amaçladığı devrimlerin yaşama biçimi olması için ilk engellerden biri yazıdır. Kaldı ki cumhuriyet öncesi yazı ve dil, Osmanlı aydınlarınca da yoğun tartışmalara yol açmıştır. Mustafa Kemal’in yazının değiştirilmesine ilişkin düşüncesi yeni değildir, bu düşünceyi çevresiyle tartışarak geliştirmiş, o güne değin yapılan çalışmalar da göz önüne alınarak bir kurul oluşturulmuş, bu kurula “Alfabe Komisyonu” denmiş, bu adın yanına bir de “Dil Encümeni” eklenmiştir.

Bu kurulda dokuz üye bulunuyordu. Ragıp Hulusi Özden, İbrahim Grantay, Ahmet Cevat Emre, Emin Erişirgil, İhsan Sungu, Avni Başman, Falih Rıfkı Atay, Ruşen Eşref Ünaydın, Yakup Kadri Karaosmanloğlu’ndan oluşan kurul çalışmalarını kısa zamanda tamamladı.

Mustafa Kemal, yeni abeceyi Dilci İbrahim Necmi Dilmen’den öğrenmiş, 4-5 Ağustos 1928 gecesi Başbakan İsmet İnönü’ye yeni harflerle mektup yazmıştı. 9-10 Ağustos akşamı Sarayburnu’nda düzenlenen bir dinletide Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün yeni harflerle yazdığı açıklamayı yüksek sesle okudu:

“Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan bu yana kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak zorundasınız. Anladığımızın belirtilerine yakın gelecekte bütün dünya tanık olacaktır. Buna kesinlikle inanıyorum.”

Atatürk, aynı gece Sarayburnu’nda halka şunları söylemiştir:

“Bugün yapmak zorunda bulunduğumuz çok değerli bir iş daha vardır: Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmek… Kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya, bütün yurttaşlara öğretiniz… Bunu yurtseverlik, ulusseverlik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir ulusun, bir sosyal topluluğun yüzde onu ancak okuma yazma bilir, yüzde doksanı bilmezse, bundan insan olanların utanması gerek.”

Atatürk, yazıyı değiştirecek devrimi anlatabilmek için hemen yurt gezilerine başladı. Birçok yerde tahta başında yeni harfleri yazdı, yazdırdı; yeni yazıyı tanıttı, bu yazının ne denli kolay öğrenilebileceğini belirterek her konuda olduğu gibi bu işte de ulusuna öncü oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Kasım 1928’de 1353 Sayılı Yasayla 29 harften oluşan yeni Türk abecesini kabul etti. Yeni abecenin bütün ulusa öğretilmesi, “Millet Mektepleri” (Ulus Okulları) denilen, bir bakıma ülkedeki ekin devrimini hızlandıran kurumlar aracığıyla sağlandı.Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1 Kasım 1928’de TBMM’yi açarken söylediği şu sözler, Harf Devrimini ve önemini çok iyi tanımlamaktadır:”Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme uğraşında başlı başına bir geçit olacaktır.

Yeni Yazı, Eski Dile Ayna Tutuyor

Yeni yazı, bir gerçeği gözler önüne sermişti. Bu yazıyla Osmanlıcayı oluşturan yabancı sözcükleri, tamlamaları yazmak, yazım birliği sağlamak kolay olmuyordu. Yazı Devrimi, bir bakıma dile ayna tutmuş, Türkçenin üzerinden kalın bir perde kalkmıştı sanki. Başka dillerden, özellikle Arapça ve Farsçadan akın eden, bu dillerin yapısına uydurulmaya çalışılarak yapılan uzunlu kısalı, anlaşılması zor “terkipler”in, her biri başka başka yazılan batı kaynaklı sözcüklerin boyunduruğu altındaki Türkçe tanınmayacak durumdaydı. Kuşkusuz Osmanlıca, yüzyıllar süren bir imparatorluğun diliydi; bu nedenle yadsınamazdı; ama kendi benliğinden çok uzaklaşmış bir dille genç cumhuriyetin bilimsel, sanatsal yaratıcılığının ortaya çıkarması, düşünsel üretimin hızlanması, bütün bilim, sanat, teknik kavramların karşılanması da olanaksızdı.

Mustafa Kemal, dilin de yenileşmesi gerektiğini yakın çevresine açıklamıştı. Yazı Devrimini gerçekleştiren “Dil Encümeni” dağılmamış, Milli Eğitim Bakanlığı içinde bir birim olarak dil işleriyle ilgilenmeye başlamıştı. Yazım (imla) konusu, bu kurulun çözmesi gereken ilk sorundu, nitekim “Dil Encümeni” ilkin “İmla Lügatı” (1928) adıyla bir yazım kılavuzu hazırladı. Arkasından “Türk Söz Kitabı” adıyla sözlük hazırlığına girişildi. Ancak hem kurul üyeleri arasında anlaşmazlık vardı, hem bu anlaşmazlıklar TBMM kürsüsüne dek uzanıyordu. Bu kurulun dilin yenileşmesi için sağlıklı çalışamayacağı, siyasal erkin dil işlerine sık sık karışacağı belli olmuştu; nitekim 1931 yazında Milli Eğitim Bakanlığı ödeneğini kesince, Dil Encümeninin çalışmaları son buldu.

Kaynak: Harf Devrimi Nedir | Atatürk Neden Harf Devrimi Yaptı | Bölge Gündem


Bu haber 4176 kez okundu.
Gündem - 11:07 A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bakan Kasapoğlu Çanakkale’ye geliyor
    Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu 20 Kasım Çarşamba günü (yarın) bir dizi program için Çanakkale’de olacak. Ziyaret hakkında bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Çanakkalemizi sık sık bakanlarımızın ziyaret etmesi bizleri mutlu ediyor. Şehrimizin kalkınması noktasında ciddi destekleri oluyor. Çarşamba günü Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Kasapoğlu […]
  • 02
    Orköy Parkı yenileniyor
    Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Barbaros Mahallesi’nde bulunan Orköy Parkı’nda yenileme çalışmalarına başladı. Barbaros Mahallesi Hızır Sokak ve Şakir Fenercigil Sokak’ın kesiştiği noktada yer alan Orköy Parkı’nda gerçekleştirilen çalışma kapsamında ekipler, yıpranan sert zeminlerin yanı sıra kent mobilyalarını da yenilerek sayılarını artırıyor. Ekipler ayrıca parktaki yeşil alan bölümünü de artırarak, ağaçlandırma çalışması gerçekleştiriyor. Çalışmalar […]
  • 03
    Barbaros Mahallesinde elektrik kesintisi!
    Enerji Nakil Hatlarında yapılacak bakım onarım çalışması kapsamında, 20 Kasım Çarşamba günü (yarın) Barbaros Mahallesi’nin bazı bölgelerinde 10.30 – 14.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Barbaros Mahallesinde söz konusu elektrik kesintisinden etkilenecek bölgelerin listesi şu şekilde:
  • 04
    MHP Ezine İlçe Başkanı Nurettin Açıkgöz istifa etti!
    “İşimden dolayı partime ve davama yeteri kadar faydalı olamadığımı düşünmekteyim” diyen MHP Ezine İlçe Başkanı Nurettin Açıkgöz görevinden istifa ettiğini açıkladı. Nurettin Açıkgöz sosyal medya hesabından, istifasını şu sözlerle duyurdu: “21.11.2018 tarihinden beri büyük bir onur ve gururla yürütmekte olduğum MHP Ezine ilçe başkanlığı görevimden bugün itibarı ile il başkanlığımızdan affımı isteyerek istifa dilekçemi sunmuş […]
  • 05
    Başkan Öz gönüllere dokunuyor
    Milletvekilliği döneminde halka olan yakın ilişkileriyle dikkat çeken Bülent Öz, Çan Belediye Başkanlığı döneminde de bu davranışını sürdürüyor. “Vatandaşlarımızın dilek ve şikayetlerini anında dinlemek, hem de daha yakın bir temas içerisinde bulunmak için ziyaretlerimizi sürdürüyoruz” diyen Çan Belediye Başkanı Bülent Öz, “Hemşehrilerimizle olan güçlü bağımız, bir oyun ötesinde, büyük bir anlam taşıyor. Her zaman ulaşılabilir […]

HAVA DURUMU

20 Kasım 2019 ÇARŞAMBA
13°
  • PER 20.8°
  • CUM 14.4°
  • CTS 15.9°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 106.785
    -0,69%
  • ALTIN 268.92
    -0,29%
  • DOLAR 5.699
    0,02%
  • EURO 6.307
    -0,08%

GÜNLÜK BURÇLAR

hgs bakiye yükleme
buldun beni
çanakkale firma rehberi