23° Açık
  • EURO 6.84
  • DOLAR 6.08

“Çanakkale Barosu herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi gibi hareket etmemelidir”

Siyaset - 10 Mayıs 2019 14:09 A A

YSK’nın 31 Mart’ta yapılan İstanbul Yerel Seçimlerini usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle iptal edip, 23 Haziran’da tekrar edilmesi yönünde aldığı kararı Türk hukuk tarihine geçen kara bir leke olarak değerlendiren Çanakkale Barosuna, AK Parti Çanakkale İl Seçim İşleri Başkanlığından cevap geldi. Yapılan açıklamada, “Çanakkale Barosu herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi gibi hareket etmemelidir” ifadesi kullanıldı.

AK Parti Çanakkale İl Seçim İşleri Başkanlığının “Millet Egemenliği Esastır” başlıklı yazılı açıklamasında konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

“Tecrübeyle bilgeleşmek, eylemde serinkanlı olmak zihnin kabiliyetidir” demiş büyük hukukçu
Seneca…

Hiç bir hukukçu, gerekçesini görmeden bir yargı kararı ile ilgili yorum yapmaz, zira tahmine dayalı
kamuoyu açıklamaları yanıltıcı olabilir.

Karar gerekçesini bilmeden ve araştırmadan tek yönlü bakış açısıyla Çanakkale Barosunca yapılan
açıklamayı üzüntüyle okuduk.

Şüphesiz yargı kararları eleştirilmez değildir. Eleştiri hakkı temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın
kullanılmasına herkes saygı duymak zorundadır.

Çanakkale Barosu herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi gibi hareket etmemelidir. Barolar görüş
bildirirken bir siyasi partinin tezlerini hukuki gerçeklikmiş gibi algılatmaktan kaçınmak zorundadır.

Bursa ili, Mustafakemalpaşa İlçesi ile ilgili 20.04.2019 tarih ve 3469 sayılı YSK kararının sanki
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili Ak Parti itirazlarına emsal teşkil
ediyormuşcasına açıklama yapılması bütün tarafsız hukukçuları üzmüştür. Bu açıklama,
muhtemelen gerekçeli karar okunmadan, aceleyle ve ideolojik saiklerle yapılmıştır. Oysa Ak
Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili itirazlarıyla Mustafakemalpaşa’da
İyi Parti tarafından yapılan itiraz hem lafzen ve hem de anlam olarak aynı değildir ve bu durum her
hukukçunun dilekçe ve kararları birer kez okuması sonucu anlayabileceği bir husustur.
Mustafakemalpaşa’da yapılan itiraz; Demokrat Parti adayının hapis cezasından dolayı seçilme
yeterliliğine sahip olmadığı, aldığı oyların seçim sonucunu etkilediği ve beş sandık kurulu
başkanının aynı zamanda Mustafakemalpaşa Belediyesi’nde görevli olduğuna ilişkindir. Yani bu
itiraz, kamu görevlisi olmayan kişilerin kurulda görev yaptığına ilişkin değildir. Bu itiraza ilişkin
YSK’nın 3469 sayılı kararında ise; belirtilen adayın sabıkasının seçilmesine engel olmadığı ve
bahsi geçen sandık kurulu başkanlarının belediyede görevli müdür ve müdür yardımcıları olduğu,
bu itirazların olağan itiraz usulüne tabi olması ve Seçim Takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin
olarak karara bağlanması sebebiyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verildiği
görülmektedir.
Ak Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili yapmış olduğu itiraza ilişkin
6 Mayıs 2019 tarih ve 4219 sayılı kararın kısa kararında da görüleceği üzere, tam kanunsuzluğun
mevcut olduğu ve bunun seçim sonuçlarına müessir olması sebebiyle talebin kabul edilmiş olduğu
belirtilmektedir.

298 Sayılı SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN’un
22. maddesinde sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olması gerektiği belirtilmiş ve aynı
kanunun 26. maddesinde “İdare amirleri, zabıta amir ve memurları, Askeri Ceza Kanununun 3
üncü maddesinde yazılı askeri şahıslar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve adaylar, bu
Kanunda gösterilen kurullara seçilemezler.” denilmek suretiyle kamu görevlisi olduğu halde görev
alamayacaklar da ayrıca belirtilmiştir. İki kararın tamamıyla birbirinden farklı olduğu açıkça
görülmektedir.

Kararı beğenmeyebilir yerinde bulmayabilirsiniz bunlar anlaşılabilir, tartışılabilir tercihlerdir. Kimse
baroların muhalif bir kimlikte olmasından rahatsız değildir. Ancak Barolar sadece muhalif olamazlar
aynı zamanda çok yönlü ve objektif olma zorunluluğu da vardır. Muhaliflik başka bir şey, siyasi parti
tarafı olmak başka bir şeydir. Çanakkale Barosu, siyasi düşüncesi bulunmayan veya farklı siyasi
düşüncelere sahip üyeleri olan bir meslek örgütüdür. Bir yargı mercii de değildir. Ayrıca;
Çanakkale’de, Ak Parti aleyhine gelişen olay ve kararlara sessiz kalan Çanakkale Barosu’nun,
sınırları dışındaki İstanbul Seçimlerine ilişkin alınmış olan karara karşı bu şekilde bir açıklama
yapmış olması siyasi taraf olduğunun vurgulanması mıdır? Ayrıca her hukukçu bilir ki olayların
değerlendirilmesinde farklı görüşler yargı kararlarında da oluşabilmektedir. Siyasi düşüncesi
bulunmayan veya farklı siyasi düşüncelere sahip üyeleri olan bir meslek örgütünün tarafsızlığını
yitirerek, hukukçu kimliğinden uzak bir şekilde böyle bir açıklama yapmış olması tarihe ve farklı
düşünen üyelerinin kalbine KARA LEKE olarak düşmüştür.

Kıymetli Baromuz seçim dönemi konusunda fikir paylaşımına öncelikle Çanakkale’den
başlamalıdır.

Örneğin; Ayvacık Küçükkuyu seçimlerinde, askı listelerine yaptığımız vaki itirazda, devletin resmi
organlarının tespitlerini, yorum yoluyla değerlendirme dışı bırakan, üstelik buna, “sürenin bitmesine
25 dakika kala itiraz edildiği” gibi bizim hukuk biliminde anlayamayacağımız bir gerekçe koyan İlçe
Seçim Kurulu Başkanlık kararını ne yapacağız? Sayın Baromuz bu konuda Adalet ve Kalkınma
Partisinin mağduriyetinin yanında mıdır? Yoksa yargı kararına saygı mı duymaktadır? Çanakkale
Küçükkuyu için bu karar bir kara leke midir? Baromuzun bu soruları cevaplayacağından şüphemiz
yoktur(!)

Mesela Çanakkale’de riskli binaya pankart asan ve bu şekilde can ve mal güvenliğini hiçe sayan
siyasi parti lehine verilen YSK kararına saygı mı duymuş, yoksa bu durumu manidar bir sessizlikle
mi karşılamıştır? Bu konuda bir fikri ve zikri var mıdır?

Ayrıca ifade edilmesi gereken husus İstanbul seçimlerine ilişkin verilen kararın sandık olduğudur.
Bütün hakların kaynağı millet iradesidir. Son sözü millet söyleyecektir. Çanakkale Barosu istemese
de biz millete inanmaya devam edeceğiz.”

ÇANAKKALE BAROSUNUN AÇIKLAMASI İSE ŞU ŞEKİLDEYDİ:

“Yüksek Seçim Kurulu 06.05.2019 tarihli kararında 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi seçimlerinin iptaliyle yenilenmesine ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı mazbatasının iptaline karar vermiştir.

298 Sayılı Seçim Kanunu 23. Maddesiyle Yüksek Seçim Kurulu’nun sandık kurullarının oluşumuna ilişkin 135 sayılı Genelgesinin 4. Maddesinde 298 sayılı atıfta bulunmak suretiyle “İlçe Seçim Kurulu Başkanı Sandık Kurulunun kalan bir asıl ve bir yedek üyesini belirlemek için önce 22. Maddenin 1. Fıkrası uyarınca bildirilen listeden Sandık Kurulu Başkanı olarak belirlenmeyenler arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu üye sayısının 2 katı kamu görevlisine ad çekmek suretiyle tespit eder ve bu kişilerden mani hali bulunmayanları sandık kurulu asıl ve yedek üyesi olarak belirler. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa eksiklikler ilçe seçim kurulu başkanı tarafından o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimseler arasından tamamlanır.(298/23)” denilmektedir.

Seçim Kurullarının oluşumunda seçime katılan siyasi partilerin bir müdahalesi bulunmamaktadır. Yüksek Seçim Kurulu benzer şekilde Bursa Mustafa Kemal Paşa İlçesi seçiminde sandık kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulduğuna dair itirazı seçim kurullarının 02.03.2019 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tam kanunsuzluk sebebiyle yapılan iptal başvurusunun REDDİNE karar vermiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun aynı özellikteki 20.04.2019 tarihli kararı mevcutken, itiraz edilen İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin bu gerekçeyle iptali ve seçimlerin yenilenmesi kararı Yüksek Seçim Kurulu’nun yakın tarihli kararları arasındaki çelişkiyi ortaya koymaktadır. Bu nedenle Hukuki ve vicdani olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Sandık kurulları yasal süreç içerisinde belirlenmiş görevleri kesinleşmiştir. Sandık kurullarına kanunda belirtilen sürede itiraz edilmemiştir.

Çanakkale Barosu Yönetim Kurulu olarak Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekçesinin hukuk kuralları ve toplum vicdanında karşılığı olmadığı gibi hukukun üstünlüğü ve demokrasimize onarılmaz bir yara açtığına yönelik kanaatimizi paylaşır, yaşanacak sürecin yakından takipçisi olacağımızı saygılarımızla bildiririz.”


Bu haber 472 kez okundu.
Siyaset - 14:09 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya ayağı kesonu denize batırıldı
    Gelibolu ve Lapseki ilçeleri arasında inşası süren 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya ayağının içinde bulunacağı keson bugün Lapseki / Şekerkaya mevkiinde denize batırıldı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 54 bin 800 ton ağırlığındaki Asya kesonu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın da katıldığı törenle bugün denize batırıldı. Törende konuşan Bakan Turhan, yakın zaman içerisinde köprünün ayaklarının yükselmeye […]
  • 02
    Halil Özer: “TÜMAD’ın Lapseki’ye ciddi anlamda katkısı var”
    Lapseki’nin AK Parti’li İl Genel Meclis Üyesi Halil Özer, Çanakkale Yorum’a yaptığı açıklamada, TÜMAD Madencilik’in istihdam noktasında Lapseki’ye büyük katkı sağladığını belirtti. Özer, Ezcacıbaşı bünyesindeki ESAN Madencilik’in bölgede altın madeni tesisi kurma girişimini ise “Şahsi fikrim aynı bölgede iki maden şirketinin olmayacağı yönünde” sözleriyle değerlendirdi. Halil Özer’in açıklamaları şu şekilde: * “TÜMAD bölgede 600 ila […]
  • 03
    Çanakkale Yorum Lapseki’de siyaset ve iş dünyasının madencilik faaliyetleri hakkındaki nabzını tutuyor
    TÜMAD Madencilik’in siyanürle altın madeni ayrıştırma faaliyetlerini sürdürdüğü Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde, Eczacıbaşı bünyesindeki ESAN Madencilik de sahaya inmeye hazırlanıyor. Peki Lapseki’de siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri, TÜMAD Madencilik’in faaliyetleri ile ESAN Madencilik’in bölgede altın madeni tesisi kurma fikrine nasıl bakıyor? TÜMAD Madencilik halihazırda 2 yıldır Lapseki’nin Şahinli köyünde siyanürle altın madeni ayrıştırma faaliyetlerini […]
  • 04
    Bülent Turan’dan dayakçı öğretmene tepki: “Adamsan yaştaşına vuracaksın, evlada değil!”
    AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Çankırı’nın Yapraklı ilçesindeki bir ilkokulda öğrencileri kürsüye çıkararak tokatladığı ortaya çıkan öğretmene sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Bülent Turan söz konusu haberi sosyal medya hesabından alıntılayarak, “Adli, idari, cezai sorumluluk tamam da bir de “yüzüne tükürme” cezası olsa! Adamsan yaştaşına vuracaksın evlada değil!” ifadeleriyle dayakçı öğretmene […]
  • 05
    1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya kesonu bugün suya batırılacak
    9 Mayıs’ta Avrupa kesonu suya batırılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya kesonu bugün Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın katılacağı törenle suya batırılacak. Gelibolu ve Lapseki ilçeleri arasında inşası süren 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya ayağının içinde bulunacağı keson bugün Lapseki / Şekerkaya mevkiinde suya batırılacak. Çelik şaft montajının tamamlanmasının ardından dün akşam saatlerinde römorkörlerle […]

HAVA DURUMU

26 Mayıs 2019 PAZAR
22°
  • PTS 23.3°
  • SAL 21.6°
  • ÇAR 20.8°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.072
    1,74%
  • ALTIN 251.16
    -0,19%
  • DOLAR 6.080
    -0,27%
  • EURO 6.844
    0,15%

GÜNLÜK BURÇLAR