Asbak Reklam 2

Jülide İskenderoğlu’ndan Çanakkale Yorum’a özel açıklamalar

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Jülide İskenderoğlu’ndan Çanakkale Yorum’a özel açıklamalar
AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Türkiye’nin yeni ekonomi politikası, erken seçim tartışmaları ve Çanakale gündemine ilişkin birçok konu hakkında Çanakkale Yorum’a özel açıklamalarda bulundu.

Çanakkale Yorum olarak AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi konu başlıklarıyla birlikte yayınlıyoruz.

İşte AK Parti’li İskenderoğlu’nun açıklamaları:

* ÜLKE EKONOMİSİ

“YATIRIM, İSTİHDAM, BÜYÜME, İHRACAT DİYORUZ”

AK Parti iktidar olduğundan beri, 19 yıldır aslında birçok şeyle mücadele ediyor. Milletin rotası bizim rotamız oldu. Ama onun haricinde bakıyorsunuz terörle mücadele ettik, Mavi Vatan dedik mücadele ettik, üretime geçmeyle ilgili mücadelelerde bulunduk,15 Temmuz Darbe Girişimi’ni gördük, parti kapatma girişimlerini gördük, vesayetle mücadele ettik. Mücadele etmeyi hiç bırakmadık. Bugün de ekonomiyle mücadele ediyoruz. Ülke olarak birlik beraberlik zamanı ve İstiklal Savaşı’nın aslında ekonomik savaşında birlikte mücadele ediyoruz. Biz Allah’a şükür ki işin başında çok hakim bir komutanla birlikte yol alıyoruz. O yüzden yeni Türkiye modeliyle aslında dövizle mücadelede yatırım, istihdam, büyüme, ihracat diyoruz. Mücadelemizi gerçekleştiriyoruz. Yani 3-5 günlük değil, ‘dolar 25 lira olacak’, ‘artık iktidar gidiyor’ nidaları atıp da halkımızı yanıltanlara aslında verilecek en büyük cevabın da yeni Türkiye modelinin tutması ve ülke ekonomisinin iyiye gitmesinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü ne yazıktır ki sadece doların artışı iktidara yönelik bir çalışmaymış gibi, oysa 84 milyonu ilgilendiren tam bir Türkiye hamlesi olduğunu düşünüyorum. Ve bununla ilgili de ciddi bir çalışma yapıldı. İktidar olmak için her şeyi göze alan bir zihniyetle, ne yazıktır ki birtakım vatandaşlarımız bunlara inandılar. Doların, Euro’nun, altının yükselişine fırsat vermiş oldular. Ancak sağduyuyla inanıyorum ki, dün kendi cebini düşünüp ‘acaba mı’ diyenler bile bugün Dolar’ın, Euro’nun düşmesiyle mutlu oldular.

* FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ

“YAPACAĞIMIZ GİRİŞİMLERLE, PİYASAYA İNDİRİMLER YANSIMAYA BAŞLAYACAKTIR”

Bence yeni yılla birlikte aslında çok kısa sürede yansımalar başlayacak çünkü biz de ilgili bakanlıklar olarak daha sıkı denetimleri gerçekleştireceğiz. Yüksek fiyatla alınmamış ürünleri, yüksek fiyatla satmaya çalışmak, defaten cumhurbaşkanımız da dile getirdi, tamamen çıkarcılıkla alakalıdır. Bunu doğru bulmuyoruz. Vatandaşın cebi bizim cebimizdir. Çünkü biz milletin içinden çıkan bir partiyiz. Milletin ta kendisiyiz diyoruz. Bana ayrı fiyatla, diğer partililere ayrı bir fiyatla sokakta alışveriş yapmıyoruz. Hepimiz aynı memlekette yaşıyoruz. Özellikle bu süreçte Çanakkale’deydim. Meclis kapanır kapanmaz buradaydım. Ben bütün alışverişlerimi Çanakkale’de yapmaya çalışıyorum. Fiyatlar yavaş yavaş düşmeye başladı. Şimdi bakıyoruz çiftçimiz için bir gübre yüzde 54 indirim yaptı, bir gübre yüzde 26 indirim yaptı. Bu demektir ki yarın aslında pazarımıza yansıyacak bu fiyatlar. Ancak bunu dağıtan arkadaşlarımız yine yüksek fiyattan satmaya çalışıyorlar. Çiftçimize de o konuda hak veriyorum. En kısa zamanda, bizim de yapacağımız girişimlerle piyasaya indirimler yansımaya başlayacaktır.

* YENİ EKONOMİ POLİTİKASI

“İNSANLARIN HALA TEK BİR ÜMİDİ VAR… O DA SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE AK PARTİ”

İnsanlar şunu çok net biliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımıza çok güveniyorlar. 20 yıldır bu ülkede aslında devrim niteliğinde gelişmesini ve ilerlemesini sağlayan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize emanet ettiği bu topraklara biraz daha nitelik katan, muasır medeniyet seviyesine getirmeye çalışan ve Türkiye’nin karşısında olan herkesle mücadele eden bir Cumhurbaşkanımız var işin başında. Yapılan son anketler de bunu çok net olarak gösteriyor. İnsanların hala tek bir ümidi var, o da Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti. O yüzden Cumhur İttifakı ile beraber bu memlekete biz hizmet etmeye devam edeceğiz. Sokakta tepkiler var mı elbette var. Bunu da çok normal görüyorum. Bizim görevimiz anlatmak. Ben bir ekonomist değilim ama esnafım, bir esnaf kızıyım, eşim esnaf, kendi anladığım ve halkımızın anlayacağı şekilde yeni ekonomi politikamızı anlatmaya çalıştık. Ümidimiz yine Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti iktidarında. Vatandaşımız bunu dile getirdi, tepkilerini de dile getirdi. Biz de onlara mümkün olduğunca anlatmaya çalıştık. Tabii ki eksiklerimiz var, bunu kabul ediyorum. İş yapan insan hata yapar, eksiği olur. İş yapmayan insanın hiç hatası yoktur. O yüzden de eksiklerimizi biliyoruz ve gidermeye çalışıyoruz. Ama bu gerçekten ciddi bir ekonomik savaş. Yani bakın biz yıllardır enerji savaşlarıyla mücadele ediyoruz ancak yenilenebilir enerji üretmeye de devam ediyoruz. Çok kolay değil hayatımız aslında. Ama asla vazgeçmiyoruz. Çanakkale ruhunu hem Çanakkale’de hem Türkiye’de yaşatıyoruz. Bizim için kurtuluş üretim, yatırım, ürettiğimiz ürünleri ne kadar çok ihraç edersek ekonomiye faydalı olacağımızı ve Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayacağımızı halkımıza anlatmak bizim görevimiz. Biz bunu yapacağız. Bu modeli deneyeceğiz ve tüm halkımızın desteğiyle başarılı olacağız.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI

“ÖNCE ADAYLARINI ÇIKARSINLAR DA, ONDAN SONRA SEÇİM NİDALARI ATSINLAR”

AK Parti’nin başarısı yıllardır aslında teşkilatlarının başarısıdır. Biz bunu hep söyleriz, dile getiririz. Ben bir teşkilatçıyım. Birçok görevim oldu partide ama hep bu partinin neferi olmakla övünürüm. Seçim bittiği gün biz aslında ertesi seçim için çalışmaya başlarız. Yani bizim sandık görevlilerimiz, teşkilatlarımız, köy temsilcilerimiz, il yönetimimiz ki çok genç ve başarılı bir il başkanımız var. Keyifle çalıştığım bir il yönetimimiz var. İlçe başkanlarımız da keza öyle. Kadın ve gençlik kolları başkanlarımız pırlanta gibiler. Biz yarın seçim olacak gibi hazırız. Ancak erken seçim olacak mı diye soracak olursanız, bu ülkede seçimlerin nasıl yapıldığını unutanlar var. Erken seçim Sayın Cumhurbaşkanımızın defaten dile getirdiği gibi erken seçimle ilgili bir gündemimiz yok bizim. Biz bırakın erken seçim diye bağıranların bir tane adayları bile yok. Oysa biz adayımızı daha geçen seçimde açıkladık Cumhur İttifakı olarak. O yüzden önce adaylarını bir çıkarsınlar da ondan sonra seçim nidaları atsınlar. Geçen yıllarda gördüğümüz gibi böyle emanet vekil vermeler, ki artık onları bitirdik biliyorsunuz. Yani biz çok şey yaşadık. Hülleleri, her şeyi gördük. Ama bildiğimiz bir tek şey var, milletimiz ne derse biz onu yaparız. O yüzden referandumla her sene milletimizin önüne gideriz. Ama bu ülkenin ne Cumhurbaşkanlığı sisteminden çıkmaya ne de erken seçime hiç ihtiyacı yok. Tam aksine, ekonomimizi düzeltmek için üretmeye, çalışmaya ihtiyacı var. Dünya çok farklı bir dönemden geçiyor. İki yıldır pandemiyle uğraşıyoruz. Arz talep dengesi dolayısıyla ham madde sıkıntıları yaşıyoruz. Tüm dünyada aslında pahalılığı tetikleyen faktörlerden biri de bu. Ama biz asla üretmekten vazgeçmeden çalışmaya devam edeceğiz ki Çanakkale üretim için dünyanın en güzel noktalarından bir tanesi.

* ÇANAKKALE YATIRIMLARI

“TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞI YATIRIMIN EN YÜKSEK OLDUĞU İLK 5 İL ARASINDAYIZ”

Türkiye’de kişi başı yatırımın en yüksek olduğu ilk 5 il arasındayız. Köprümüz, Ezine Gıda OSB’miz, planladığımız Ayvacık Jeotermal OSB’miz, Bayramiç’te Küçükbaş Hayvan OSB’miz, Çan’a planladığımız Lojistik OSB’miz, bunlar planlanan ve yapım aşamasında olanlar. Çanakkale’ye yapılan yatırımlarla ilgili 142 sayfalık bir not var elimde. İnanılmaz büyük bir gurur benim için. Sadece Çanakkale’ye yapılan yatırımları konuşmaya kalktığımızda sabaha kadar anlatabilirim. Son 4 yılda köylerimize döşediğimiz parke taş 1,5 milyon metrekare. Bununla gurur duymayayım da neyle gurur duyayım? Ya da son 17 yılda Çanakkale’e anaokulunda lise düzeyine kadar yapılan yeni yapılan okul sayısı 100’ün üstünde. Yenilenenlerden, tadilat görenlerden bahsetmiyorum bile. Bakın ben Çanakkale milletvekiliyim ve buranın vekili olmak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çok ayrı bir onur. Bu onuru ayrıca yaşıyorum ama bizim dönemimizde yapılan işlerin onurunu, ben hep geleceğimize yapılan yatırım olarak görüyorum. Neredeyse yenilenmemiş yolumuz kalmadı. Yani Çanakkale yatırımları dediğinizde örneğin doğal gaz. Beldelerimize doğal gaz bağlatıyoruz. Yani bunun kadar büyük bir onur olabilir mi? Bugün istihdam odaklı yatırımlarımızı sayarken yenilenmemiş hastanemiz kalmadı. Biz iki yıldır açılmadık, açılış yapılmadık yatırım bırakmadık. Hükümet binalarımızı yeniledik, ilçelerimizde kaymakamlık binalarımızı yeniledik. Adalet Saraylarımız Çan’da, Biga’da, Çanakkale’deki Adalet Sarayımızı gerçekten adaletin sarayı haline getirdik. 2022 yılı Çanakkale’nin yılı olacak çünkü planlanan bütün işlerimiz aslında Çanakkale’nin ürünlerinin biraz daha nitelikli hale gelmesi için. Biz bugün Yenice’nin kapya biberini, Kalkım’ın çileğini, Lapseki’nin şeftalisi ve kirazını, Bayramiç’in beyazını, tahin helvasını, Geyikli’nin zeytinyağını tescilledik, coğrafi işaretini aldık. Bunların hepsi OSB’mizde paketli hale gelecek. Biga’mızın eti, peynir helvası, yoğurdu… Mesela Biga’mızda, sadece Nilüfer Göleti bile başlı başına bir güzellik konusu. Oranın yollarını yapıyoruz. Her hafta sonu o kadar çok ziyaretçi geliyor ki Nilüfer Göleti’ne ki orada nilüfer çiçekleri açtığı zaman oluşacak güzelliği düşünemiyorum bile. Mesela pembe gölümüz var Ezine’de Dalyan tarafında. Dünyada bu pembe göllerden sadece 8 tane var ve biri bizde. Yani Çanakkale’de yok yok aslında. Arkeolojik sitlerimiz 12 aya çıkardık. Maydos kazımız, Parion, Assos… Mesele Assos’u UNESCO’nun Kültürel Miras Listesi’ne geçirmeye çalışıyoruz. Assos’ta bir felsefe okulu açmayla ilgili çalışmalarımız var. Aristotales 4 yıl orada yaşamış. Lapseki’de Epikuros’un yaşamışlığı var.  Epikuros siyasette ahlakın, kamu yönetiminin temel taşıdır aslında. Örneğin Parion, bence hemen bir ören yeri olabilmeli ki kazımız çok hızlı devam ediyor. Bu konuda tabii kendi yerelimizdeki kendi aktörlerimizin sponsorluğunda yürünüyor olması da çok kıymetli. Yani yapılacak çok işimiz var.

KÖPRÜ VE CHP’NİN RANT İDDİALARI

“ÜRETİCİMİZİN CEBİNE PARA GİRECEK. BU MU RANT?!”

Yani ben anlam veremiyorum. Yapılan çok önemli bir proje var ve defaten kendilerini davet ettik Sayın Erkek’i de, Sayın Ceylan’ı da. Çünkü onlar da aynı bizim gibi Çanakkale’nin milletvekilleri. Bizimle birlikte yol alan, Çanakkale’yi temsil eden iki arkadaşımız. Onların da köprüde olması bizim için bir bütünlüktür. Belediye başkanını davet ettik, ekibiyle, belediye meclis üyeleriyle birlikte geldi de köprü mü yıkıldı? Yoksa zihniyet mi değişti? Köprü, yapılması gereken çok büyük bir proje ve Çanakkale’ye yapıldı. Ne rantından bahsediyorlar bir türlü anlam veremiyorum. Çünkü biz şöyle bakıyoruz işe, Bayramiç’te benim hemşehrim elmasını topladı, Lapseki’deki kardeşim şeftalisini, Trabzon hurmasını topladı, aldı zeytinyağını ya da balığını tuttu Gelibolu’daki hemşehrim karşıya geçirecek. Sis olduğunda bazen 1 hafta kuyruklar oluşuyor. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Ürünü daha nitelikli şekilde yurtdışına gitsin ya da Türkiye içine gitsin diye yapılmış bir köprünün ne rantından bahsediyoruz? Eğer burada bir rant varsa bence hemşehrilerimizin kazancının daha büyük, daha kıymetli olacağı, ceplerine daha iyi para gireceği bir rant var. Biz bunun için çalışıyoruz. Mesela biz uluslararası turizm acentelerinin hiç defterlerine giremiyoruz. Yani bunların günlüklerine Çanakkale turu girmiyor. Nedenini sorduk. Biz bunu Bülent Turan beyle gittik araştırdık. Diyorlar ki, ‘Amerika’dan ya da Avrupa’dan yolcuyu getirdik. Tam geldik gemi çalışmadı. Karşıya nasıl geçeceğiz?’. Mesela Troya Müzesi dünyanın en iyi müze ödüllerini aldı 2021’de. Üç tane ödülümüz var. Ancak burayı görmeye gelemiyorlar. Çünkü ajandalarında yer etmiyoruz. Ama köprü olduğunda daha çok turist alacağız. O turist geldiğinde benim otelcimde konaklayacak, çiftçimin ürettiği ürünü yiyecek. Kadın kooperatifimin ya da üreten insanların hediyelik eşyalarını alacak. Bu mu rant? Benim insanımın cebine para girecek. Benim Çanakkalem büyük bir marka olacak. Yani ben anlam veremiyorum. Yap-işlet-devret modelinden bahsediyorlarsa, bu artık dünyadaki büyük projelerin hepsinin yapıldığı bir model. Biz Türkiye’yi ileriye, muasır medeniyet seviyesine götürmek istiyoruz derken aslında yap-işlet-devret modeliyle aynen dünyanın sistemine ayak uydurmak zorundayız diye düşünüyorum. Hatta bazen sitem ediyorum keşke CHP de büyük projelerini bu sistemle yapsa da 7 yıldır bitmemiş şu belediye binasını bitirseler. Yani çok anlamsız buluyorum bu konudaki rant nidalarını. Tam aksine memleketimize, ülkemize yapılmış bir yatırımdır. Biz 15 yıllık bir anlaşma yaptık. Yapım aşaması da köprünün içindedir. 11 yıl sonra köprümüz tüm haklarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin köprüsü olacak. O yüzden yap-işlet-devret modeli dünyanın artık uyguladığı bir sistem. Kimin gerici, kimin yenilikçi olduğunu aslında daha net görmek için bence vatandaşlarımızı biraz daha sağduyuya davet ediyorum. Ben hep köprü denildiğinde şunu düşünürüm, bugün Gelibolu’da, Eceabat’ta bir canınız, anneniz, evladınız olsa, hastaneye, doktora yetişmek zorunda olsa acaba o köprü olsun ister misiniz, istemez misiniz? Bırakın rantı, turizmi, kazancı, can her şeyden kıymetlidir.

* ÇANAKKALE VE BÜTÜNŞEHİR MESELESİ

“ÇANAKKALE’NİN BÜTÜNŞEHİR OLMASINI ÖNEMSİYORUM”

“BELDE BELEDİYELERİ KAPANMAMALI”

Bütünşehir çalışmalarımız, yerel yönetimlerimiz ve Çevre Bakanlığımız yapıyor. Biz de onlara fikirlerimizi söylüyoruz. Çünkü büyükşehir için nüfus sayımız tutmuyor ama bütünşehiri ben kıymetli buluyorum. Şu an yeni bir sistem oluşturuluyor. Bu sisteme Çanakkale dahil edilirse mutlaka belde belediyelerimizin kapanmadan, Bülent Turan vekilimiz de ben de bunu söylüyoruz. Çünkü beldelerimizin aslında çevredeki köylere de hizmet ettiğini ya da ilçelerimizin çevredeki köylere, hangi partili olursa olsun, devamlı hizmet ettiğini biliyoruz. İl Özel İdaremiz de bu konuda çok etkili ama onunla birlikte mutlaka belediyelerimizin de destekleri oluyor köylerimize ve beldelerimize. Beldelerimizin de aynı şekilde o ufak köylere destekleri oluyor. O yüzden aslında o imece usulü çalışmayı kanuna yansıtmak gerektiğini düşünüyorum. Belde belediyeleri kapanmazsa, o statüleri değişmezse bütünşehir sistemine büyük bir fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Ancak 100 binlik planlarda eksik giden, aksayan şeyler oluyor o yüzden bütünleşmiş bir plana ihtiyacımız olduğunda bütünşehiri çok önemsiyorum. Yani olması gerektiğini de düşünüyorum. Ama bu bütünleşmiş planın doğrultusunda da, kıymetlilerimiz olan ufak belde belediyelerimizi de kapatmamak gerektiğini söylüyoruz. Biz bunu defaten dile getiriyoruz. Kanunda da inşallah öyle çıkar. Çanakkale için bu seçimde yetişir yetişmez bilmiyorum ama doğru olan şeyi bir seferde yapmak gerek. O yüzden bütünşehir çalışmasını da çok ciddi bir şekilde yapıp, bir seferde devam etmek lazım.

* OTOPARK SORUNU

“BELEDİYE BAŞKANI GELİR VE DESTEK İSTERSE BU DESTEĞİ VERİRİZ”

Çanakkale’de merkez belediyenin başkanı bir ara açıklama yapmıştı, ‘Otopark sorunu yok Çanakkale’de’ diye, öyle hatırlıyorum.  Ben o zaman da bu açıklamaya karşı çıkmıştım, şimdi de karşı çıkıyorum araba kullanan biri olarak. Çanakkale merkezde araç için park yeri bulmak anormal zor. Bu iş ne yazıktır ki merkez belediyenin görevi. Yani bizim görevimiz olsaydı, biz bu sorunu şimdiye kadar çoktan çözmüştük. Eğer belediye bu konuyla alakalı bize gelirse de, benim de Bülent Turan vekilimizin de kapısı sonuna kadar açık. Çünkü biz memleketimize hizmet yolunda asla siyaset gözetmiyoruz. Yani CHP’li, İYİ Parti’li belediye başkanlarımızın da her zaman bizim yanımızda yeri var. Çünkü memleketimize ettiğimiz hizmet gözüyle bakıyoruz. Ama bu sorun biraz da belediyenin iş çözmeme yeteneğiyle alakalı. Çözmek istemiyorlar ya da bilemiyorum. Yani birçok alan var. Katlı otopark yapılabilir. Yani keşke çözülse. Şehrin bazı noktaları trafiğe kapatılabilir. Yani seçim beyannamesi hazırlanırken belediyeler ne yazıktır ki aslında bunları hep yazıyorlar. Ancak seçildikten sonra sanırım o beyannameler unutuluyor ve yerine getirmiyorlar. En son Ülgür başkanın seçim beyannamesinde bu vardı diye hatırlıyorum ama 2-3 yıldır yapılmış bir işlem yok. Tekrar söylüyorum, eğer başkan gelir ve destek isterse bu desteği veririz.  

* KÜÇÜKKUYU TÜNELLERİ

“HAZİRAN-TEMMUZ GİBİ İNŞALLAH AÇACAĞIZ”

Bu yıl Allah nasip ederse Haziran-Temmuz gibi inşallah tünelimizi açacağız. Aslında köprüye yetiştirmeyi çok istedik ancak tünellerin bir tanesi yumuşak zemine denk geldi. Aslında sert zemin, delip aşabileceğiniz ve işe kolay geçebileceğiniz bir yer. Ama yumuşak zemine denk geldiğinde tekrar donatılara bayağı bir güçlendirme yapılıyor. O yüzden biraz aksadı.

* YIKILAN TİYATRO BİNASI

“ÇANAKKALE’YE YAKIŞIR BİR KÜLTÜR SARAYI YAPACAĞIZ”

Ben siyaset yaptığım günden beri bir Kültür Sarayı hayalimiz var. Bunu defaten belediye başkanına da dile getirdik. Hatta benim şahit olduğum, basının önünde, bakan ‘Yer göster, yapalım Kültür Sarayı’ dedi. Bu bölgede müzayedeler yok. Benim hayalim, içinde müzayedelerin olduğu, açık artırmaların olabileceği, Çanakkale’ye yakışır büyük bir Kültür Sarayı… Ancak bize bir türlü yer gösteren olmadı. Dertlenen olmadı. Siyaset dertlenme işidir. Biz bir yer arıyoruz ve yapacağız. İÇDAŞ Kongre Merkezi’ni de biliyorsunuz üniversitemize biz yaptırdık. Ama tiyatro salonu ve konferans salonu ayrı şeyler. Devlet Tiyatroları’nı getirmek istiyoruz. Benim içinde olduğum komisyon hasebiyle Kültür Bakanımızla da yakın çalışma grubundayız. Ulaştırma, İmar ve Turizm Komisyonu’nda sözcüyüm ben. Orada daha sık görüşüyoruz ve bu konuyu sürekli dile getiriyoruz. Birçok ortak projemiz var Kültür Bakanlığı ile birlikte yapmak istediğimiz. Geçtiğimiz hafta aslında yeni yıl hediyesi 10 belediyemizle birlikte bir proje yazdık ve belki basında da eminim yer almıştır. Çocuk Şenliği getirdik Kültür Bakanlığımızın ve belediyelerimizin ortak çalışmasıyla. Kültür Bakanlığı Daire Başkanı da buradaydı.  O da şok oldu, burada bir kültür merkezi olmadığı için. Aslında Çanakkale, Devlet Tiyatroları’nın rotasında olması gereken bir şehir. O yüzden, Ezine Belediyemize ait bir kültür sarayı yaptık. Oradaki salonu çok beğendiler. Müjdeli haber vereyim tiyatro severlere, Devlet Tiyatroları’nın ajandasına girdik. Bundan sonra birçok oyun Ezine’de, belediyemizin yaptığı kültür sarayında gerçekleşecek. Oranın akustiğini, ses sistemlerini çok beğendiler. Çocuk Şenliği’nde de inanılmaz bir keyif aldım ama biraz da boynumuz büküldü. Yani daha büyük salonlarda çocuklarımızın hak ettiği şenlikleri yapmak istiyoruz. Parti gözetmeden bu konuda destek vermek istiyoruz. Eğer proje yazarlarsa, diğer partilerin belediye başkanlarına da destek veririz. Bizim belediyelerimiz dertlenip böyle bir şey yaptılar. Şimdi önümüzdeki ay Çanakkale kırsalındaki ve merkezdeki 5 bin kadını sinemaya götüreceğiz. Sinema Genel Müdürümüze bir proje yazdı derneğimiz. Onlara sinema keyfini yaşatacağız. Kadınlarımız hep birlikte sinemayı görecekler.

* YILDIRAY ÖLÇEK’İN İSTİFASI

“BİZDE GÖREVLER GELİR GEÇER. GENEL MERKEZLE BİRLİKTE ALDIKLARI BİR KARARDIR. SAYGI DUYDUK”

Ben bir teşkilatçıyım, neferim. Yıllar içerisinde de birçok görev aldım. Yani partide merkezde de ilçelerde de birçok arkadaşımız beni bilirler. Sayın Cumhurbaşkanımıza da söyledim. Ben Çanakkale’yi iyi bilirim, sokak sokak, ev ev. Yıldıray başkanımız da AK Parti’nin bir neferidir. Görevler bizde gelir ve geçer. Genel merkezle birlikte aldıkları bir karardır. Bülent Turan vekilimiz de ben de saygı duyduk. Biz şuna bakıyoruz, teşkilatımız dimdik ayakta ve neferlerimizin olduğu binlerce kardeşimiz var. Yıldıray başkanımız da zaten açıklamasında bunu söyledi. ‘Ben yine neferim. Birlikte çalışmaya devam edeceğim’ dedi. O yüzden çok kıymetli, kendi ve bütün beraber, iki dönem neredeyse dört yıla yakın ilçe başkanlığımızı yaptı. Ben hepsine çok çok teşekkür ediyorum. Yıldıray başkanın önderliğinde hepsinden Allah razı olsun ama bu bitmiş bir hikaye değil. Ben yedek kadın kolları yönetim kurulu üyeliğinden, kadın kolları il başkanlığına kadar birçok görev aldım. Bugün milletvekiliyim, yarın gider sandık beklerim. Neferlik böyle bir şeydir. Yeter ki ülkemizi ve o bayrağı biraz daha yukarı şahlandıralım. Tek derdimiz o. Yıldıray başkanın da derdi odur. Yani bizimle birliktedir. Görevi değişti sadece.

* BÜLENT TURAN İLE İLETİŞİMİ

“ÇOK UYUMLU BİR İKİLİYİZ”

Allah’a şükür, Bülent Turan ile iletişimimiz çok keyifli. Ben Allah’a dua ediyorum. Bülent bey her şeyden önce benim kardeşim. Bunu hep söylüyorum. Yani Bülent Bey siyasetin bana kazandırdığı kardeşlerimden bir tanesi ki o çok kıymetli benim için. Yol arkadaşım olduğu için, birlikte vekillik yaptığımız için inanılmaz gururluyum. Siyasette uyum, bizim olmazsa olmazımız. Biz o uyumu yakaladık. İkimiz de teşkilattan geliyoruz. Birimiz, diğerinden hiç ayrı düşünmüyoruz. Ancak o benim siyasi büyüğüm. Bu bilincin içinde, teşkilatın o hiyerarşisinde bu işi yapmaya çalışıyorum. Sonuçta grup başkanvekili demek 50 tane milletvekilinin ona bağlı olduğu, partinin üst düzey yöneticisi, Merkez Yürütme Kurulu üyesidir. Ben siyasette ona bağlı olarak çalışıyorum. Ondan çok şey öğreniyorum. Biraz önce de dedim. Ben sahayı çok iyi bilirim. Çanakkale’yi, toprağını ilmek ilmek bilirim. İlçelerimizi, mahallelerimizi, köylerimizi, hepsini bilirim. Ama milletvekilliğini ondan öğreniyorum. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Özel hayatımızda benim kardeşim ama siyasi yol arkadaşım, siyasi büyüğüm, o yüzden de o tam aksine ‘öne çık’ dediğinde bile iki adım geride yürüyorum, bunu biliyorum. Çünkü ben ondan çok şey öğreniyorum, Çanakkaleli hemşehrilerim de ondan bir şeyler öğrensinler istiyorum. O yüzden uzun konuşmaları o yapsın istiyorum çünkü çok keyif alıyorum onu dinlemekten. Televizyonda, ulusal kanallarda Çanakkale vekili olarak onu görmekten, Meclis’te onunla birlikte yol almaktan inanılmaz keyif alıyorum. Biz çok uyumlu bir ikiliyiz. Güzel işler yaptık Çanakkale’de. Yapmaya da devam edeceğiz.

* BİR DÖNEM DAHA VEKİLLİK YAPACAK MI?

“PARTİMİZ VE MİLLETİMİZİN DEDİĞİ NEYSE BİZ ONU YAPARIZ”

Onu Genel Merkez ve Cumhurbaşkanımızın takdiri belirler. Bugüne kadar yaptıklarımız ve en son noktayı koyacak olan da milletimizdir. Ben Çanakkale Milletvekili olmaktan çok büyük bir onur duyuyorum. Çanakkale’nin 40 yıl aradan sonra ilk kadın milletvekili olmaktan çok büyük bir gurur duyuyorum. Kafamı hiç yere eğmedim elhamdülillah. Bana güvenen, oy veren vermeyen bütün Çanakkaleli hemşehrilerimin de, Çanakkale milletvekili olarak başını eğdirmedim. Allah da eğdirmemeyi, hak edenlerden olmayı nasip etsin. Yani hep şunun bilinciyle çalışıyorum. Yarın benim gidecek başka bir kapım yok. Ben Çanakkale’nin insanıyım, Çanakkaleliyim. Çanakkale’de dolaşırken, yarın gidecek kapımız olsun. Rahatlıkla yüzümüz olsun. Ama partim bana, ‘Git yarın Sarıcaeli köyünde sandık bekle’ derse, bir gün düşünmeden giderim ve köyde sandık beklerim. Bundan da asla gocunmam. Çünkü ben bugüne kadar bana verilen her görevi elimden gelenin en iyisiyle yaptım. Bundan sonra da görevimin sonuna kadar bu şekilde yapacağım. Partim bir görev verirse baş tacı, vermezse de, ‘Durmak yok, yola devam’ der, ilmek ilmek yine teşkilatımla broşür dağıtır, yapılacak her şeyi anlatırım. Partimizin ve milletimizin dediği neyse biz onu yaparız.

* GENÇLERE OLAN BAKIŞI

“GENÇLERE İNANILMAZ DEĞER VERİYORUM, FİKİRLERİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUM”

Gençlerle olan iletişimim çok iyi, onlarla çok eğleniyorum. Belki yapım itibariyle, belki yaptığım iş itibariyle, çünkü 15 yıl kafe işlettim. Benim 19 yaşında bir evladım var ve bana çok önderlik ediyor bu konuda. Yazılım mühendisliği bölümü okuduğu için biz hayatı biraz dijital yaşıyoruz. Bir defa gençlere inanılmaz değer veriyorum. Fikirlerini çok önemsiyorum. Oğlum bir gün bana geldi ve dedi ki, konuşma yaptım tabii böyle hazırlanıyorsunuz, nasıldı konuşmam diye sordum. Dedi ki ‘ya anne eline mikrofonu alınca hep emeklileri anlatıyorsun, hep kadınlara yaptıklarınızı anlatıyorsun. Yağ kuyruğu, tüp kuyruğu. Ben Tayyip Erdoğan’sız bir Türkiye tanımıyorum” dedi. Evet o kadar haklı ki… 19 yaşındaki bir genç yağ kuyruğu, tüp kuyruğu hiç bilmiyorlar. Eski Türkiye’yi hiç bilmiyorlar. Biz artık farklı söylemler geliştirmek zorundayız. Bunu biliyoruz. Ama çocukları ‘Z kuşağı’ gibi bir söylemle ayrıştırmayı da doğru bulmuyorum. Çünkü ‘onlar bizim geleceğimiz’ diyoruz. 18 yaşında seçme ve seçilme hakkı verdik onlara. Yani bugün 18 yaşındaki bir gencin milletvekili olma şansı var. Partimizde Rümeysa var, Zeynep var milletvekili olarak. Hepsi çok kıymetliler. Yani artık ben yap kuyruğu, tüp kuyruğu söylemlerini kestim. Şimdi diyorum ki, ‘Biz İHA’ları, SİHA’ları yaptık. Siz ne yapacaksınız? Bunun üzerine ne koyacaksınız?’. Onların anlattıklarından, vizyonlarından inanılmaz keyif alıyorum. Mesela köprüye gidiyoruz gençlerle birlikte. AK Parti’li olmayan gençlerle gidiyoruz köprüye. İlla kendi gençlik kollarımızdan bahsetmiyorum. Üniversitemizden haftada ortalama 150 gencimizi meclise davet ettik. O çocuklar pırlanta gibiler. Bülent Turan vekilimizle birlikte misafir ediyoruz onları. Acayip hoşuma gidiyor küpeli, dövmeli, piercingli… Farklılar, bizden farklılar, gözleri pırıl pırıl…Bakın bu çocuklar belki AK Parti’ye ya da Çanakkale’ye oy vermeyecek, belki içlerinden biri milletvekili olacak. Belki içlerinden biri Recep Tayyip Erdoğan olacak. Biz onlara ağabeylik, ablalık yapıyoruz. Onların önceliklerini de biliyorum. Hayvan hakları, çevre, duyarlılıklarına inanılmaz saygı duyuyorum. Hatta Hayvan Hakları Komisyonu’nda çalıştım. Çevreyle ilgili güzel projeler hazırladım. İnşallah bunun müjdesini de ilerleyen günlerde veririz. Çünkü sadece, ‘Ağacı çok seviyorum hadi ağaç dikelim’ demek çevrecilik değildir. Bunu biliyorum, gençler de bunu biliyorlar. Gençlerin öngörüsü ve vizyonu bizim çok daha ilerimizde. Bizim tecrübelerimiz var, belki biz arada frene basıyoruz o yüzden. Çünkü yaşanmışlıklarımız var. Ama onların önleri çok açık. Sadece oy deposu olarak değil, onların o enerjisinden bu ülkenin faydalanması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden de sordukları her soruya cevap vermeye çalışıyorum. Mesela mimarlık öğrencilerimizi ara ara alıp Troya Müzesi’ne gidiyoruz. Geçen hafta Troya Müzesi’ne ortaokul düzeyindeki, arkeoloji eğitimi alan öğrencilerle birlikte gittik. Onlarla geziyoruz biz. Şimdi öğrenci evlerine gideceğiz. Çat kapı ziyaret yapacağım onlara Jülide ablaları olarak. Çünkü ben kafe işlettiğim dönemde yıllarca Ramazan’da sahurlarında yumurta pişirerek ablaları oldum onların. Onlara çok kıymet veriyoruz. Onlar bizim geleceğimiz.


Kore gazisine son görevÖnceki Haber

Kore gazisine son görev

Başkan Makas: “Millet İttifakı’na hayırlı işler diliyoruz!”Sonraki Haber

Başkan Makas: “Millet İttifakı’na hayırl...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!