Ayhan Gider: “Ekoturizme karşı değilim; ekoturizm adı altında birilerinin rant elde etmesine karşıyım”
Ayhan Gider: “Ekoturizme karşı değilim; ekoturizm adı altında birilerinin rant elde etmesine karşıyım”
AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Bütün meslek odalarının birinci görevinin politika üretmek olduğunun altını çizen Milletvekili Gider, “Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları herhangi bir siyasi partinin borazanlığını değil, kendi işlerini yapmalı” dedi. Ekoturizme karşı olmadığını ifade eden Milletvekili Gider, “Ben ekoturizme karşı değilim; ekoturizm adı altında birilerinin rant elde etmesine karşıyım. Tarım olmazsa ne eko olur ne de turizm” şeklinde konuştu.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Bütün meslek odalarının birinci görevinin politika üretmek olduğunun altını çizen Milletvekili Gider, “Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları herhangi bir siyasi partinin borazanlığını değil, kendi işlerini yapmalı” dedi. Ekoturizme karşı olmadığını ifade eden Milletvekili Gider, “Ben ekoturizme karşı değilim; ekoturizm adı altında birilerinin rant elde etmesine karşıyım. Tarım olmazsa ne eko olur ne de turizm” şeklinde konuştu.
Çanakkale’de bir dizi temas, inceleme ve ziyaretlerde bulunan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziraat Mühendisleri Odasının tek liste ile seçime gitmiş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Milletvekili Gider, “Öncelikle hayırlı olsun, yeni bir dönem, yeni bir heyecan. Muhakkak ki tüm meslek odalarının, bütün sivil toplum kuruluşlarının birinci görevi siyaset ve politika üretmektir. Meslek kuruluşları ve STK’lar ne zaman ki siyaset yapmayı, politika üretmeyi herhangi bir siyasi partinin borazanlığına çevirme derdine düşerse, devamındaki yönetimler de ‘biz siyaset yapmayacağız’ diye açıklama yapmak zorunda kalıyorlar. Siyaset de politika da millet ve toplum için yapılır. Ne zaman ki parti borazanlığından kısır çekişmeye dönüşürse, o zaman hem sivil topluma hem de üyelere hem de genel anlamda topluma ihanet aşamasına gelir” dedi.
“BİR PARTİNİN TEMSİLCİLİĞİNİ YAPTIĞI İÇİN ODAYA ÜYE DEĞİLDİM”
Politika ve siyaset etmek yerine bir partinin temsilciliğini yaptığı için odaya üye olmadığının altını çizen Milletvekili Gider, “Ben gerek bundan önce sergilemiş olduğunuz yönetim şekli gerekse şu an yaptığınız işler ile ilgili sizi tebrik ediyor, bir ziraat mühendisi olarak teşekkür ediyorum. Ben politika ve siyaset üretmek yerine bir partinin temsilciliğini yaptığı için odaya üye değildim. Tekrar odaya üye olma kararı aldım. Mesleğimizin gereklerini meslektaşlarımızla birlikte yerine getirmek için birlikte çaba sarf edelim. Ben rozetimi hiç kaldırmadım, sadece oda üyeliğini bıraktım. Rozet meslek rozeti, oda rozeti değil. Benim ziraat teknisyenleri rozetimi de ziraat mühendisleri rozetimi de en kıymetli rozetlerim arasında saklıyorum” şeklinde konuştu.

“SİZ KENDİ DERDİNİZDEN ÇOK ÇİFTÇİNİN DERDİ İLE DERTLENİYORSUNUZ”
Mesleğin yeterince problemi olduğunu ve yeni yeni problemler aramaya gerek olmadığına vurgu yapan Milletvekili Gider konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Bu problemlerin çözümü için ben sizlerin canla başla mücadele ettiğinizi görüyorum. Herhâlde meslek odalarında, kendi meslek grubu dışında genel anlamda meslekle ilgilenen ikinci bir oda daha yoktur. Siz, mühendislerin dertlerinden çok çiftçilerin dert ve sıkıntıları ile ilgili sunum yaptınız; ziraat mühendislerinin çiftçiler için yaşadığını bir kez daha gösterdiğiniz için size bir kez daha teşekkür ediyorum.
“ÜRETİM DESENİ HER GÜN YENİLENMEK ZORUNDA”
Gerek üretim gerek pazarlama ile ilgili yapılması gereken ne varsa biz size destek oluruz. Kalkınma Ajansından TKDK’ya, KOSGEB’den tutun Tarım İl Müdürlüğümüze, Bakanlığımıza hangi kurumdan ne destek almanız gerekiyorsa biz sizin yanınızda oluruz. Üretim deseni her gün yenilenmek zorunda. Bugün mucize olarak sunduğumuz şeyler yarın önemini yitiriyor. Yenice bölgesinde tütün kalktığında bibere dört elle sarılmıştık. Bugün Balkanlar biber ekti. Biber eski değerini yitirdi. Bir şeyi ne kadar tane ve gram ile satıyorsanız o kadar para kazanırsınız. Süs bitkileri bu bağlamda en kârlı sektörlerden biridir. Bunu yetiştirelim, işleyelim, paketleyelim; ne gerekiyorsa yapalım, katma değerini Çanakkale’de bırakarak satalım.

“TARIM ALANLARININ İŞGALİNE KARŞIYIM”
İmar planlarının revize edilmesi ve korunması şart. Gittiğim her yerde söylüyorum: Tarım alanlarının her ne isim altında olursa olsun işgaline karşıyım. İmar kirliliğine, hangi isim altında yapılırsa yapılsın, karşıyız. Turizm muhakkak ki bizim memleketin gerçeğidir. İki tane yarımada, iki tane de adadan oluşan bir ile sahibiz. Turizm burada mutlaka gelişecek; burası ikinci konut cenneti olmayacak. Bana “Siz ekoturizme karşı mısınız?” diyorlar. Ben ekoturizme karşı değilim; ekoturizm adı altında birilerinin rant elde etmesine karşıyım. İkinci konut olarak binaların inşa edilmesine karşıyım. Tarım olmazsa ne eko kalır ne turizm kalır ne de toplum kalır.
“TARIMI KORUMAK VE GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”
Tarımı katma değerinin yüksekliği ile ölçemeyiz; katma değeri ne olursa olsun tarım yapmak zorundayız. Çok gerilere gitmeye gerek yok. II. Dünya Savaşı’na bakıldığında teknolojinin değil, tarımın ne kadar kıymetli olduğu ortaya çıkıyor. Bırakın dünya savaşını, iki ülke arasında çıkan bir savaşta bile dünyanın ödü koptu. Dünyanın her yerinde yetişebilen ana ürünlerden biri olan buğdayda bile sıkıntı baş gösterdi. Onun için tarımımızı korumak ve geliştirmek zorundayız.”

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
