Çanakkale Barosu’ndan, CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ kararına tepki!
Çanakkale Barosu’ndan, CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ kararına tepki!
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, ‘mutlak butlan’ kararı vererek, Özgür Özel’in genel başkanlığa seçildiği CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal etmesine Çanakkale Barosu tepki gösterdi. 69 baroyla ortak yapılan açıklamada, “Demokratik anayasal düzene ve halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez” denildi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, ‘mutlak butlan’ kararı vererek, Özgür Özel’in genel başkanlığa seçildiği CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal etmesine Çanakkale Barosu tepki gösterdi. 69 baroyla ortak yapılan açıklamada, “Demokratik anayasal düzene ve halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez” denildi.
Çanakkale Barosu’nun açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesine yönelik verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin teknik bir hukuk meselesi değildir. Söz konusu karar; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.
Anayasa’nın 68. maddesi uyarınca siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçim kurullarının denetiminden geçerek oluşmuş kurultay iradesinin, yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı genişletilerek tartışmaya açılması; seçme ve seçilme hakkını, demokratik meşruiyeti ve hukuk güvenliği ilkesini zedelemektedir.
Demokratik süreçlerin ve seçimlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesi; yalnızca bir siyasi partiyi değil, çok partili demokratik yaşamın bütününü ve anayasal düzeni etkileyebilecek ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.
Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.
Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek bir anayasal hassasiyetle hareket etmesi zorunludur.
Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
