Her şey Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel’in, bir belediye personeline kesilen 240 bin TL’lik trafik cezasını eleştiren paylaşımıyla başladı.
Yüksel’in paylaşımı şu şekildeydi:
“Şimdi belediyeden bir personelim aradı. İsmi Hasan. 240.000 TL motosikletle ehliyetsizlikten ceza yazılmış. Cezalar tabii ki caydırıcı olmalı ama öldürücü de olmamalı…”
Sayın başkanının bu sitemine katılmakla birlikte, iktidar partisine mensup bir belediye başkanı olarak yanlışa ‘yanlış’ diyebilme cesareti göstermesini değerli buluyorum.
İŞ ÇOK FARKLI YERLERE GİTTİ!
Başkan Yüksel’in paylaşımı, yüksek trafik cezalarına gösterdiği bir tepkiden ibaret olarak, yani sadece bu yönüyle, kent gündemi ve basında kendine yer bulabilirdi.
Fakat Ezine Gıda İhtisas OSB’nin eski müdürü Alper Altınok’un iki paylaşımı işi çok farklı noktalara götürdü.
Altınok, Yüksel’n sitemine karşılık olarak kişisel sosyal medya hesabından önce şu paylaşımı yaptı:
“Kural kuraldır, yanlış yanlıştır. Herkes kendi işini yapsa daha iyi olur. Bu sitem kime? O kanunu koyan da belli, uygulayan da. Kimi kurala uyar, kimi işine gelince hatırlar. Millet her şeyin farkında, günü gelince de gereğini yapar...”
Altınok paylaşımında isim vermemişti ancak hedefinin Güray Yüksel olduğu netti.
Öyle ki, “Bu sitem kime?” cümlesiyle Güray Yüksel’in, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’a tabiri caizse kafa kaldırdığı imasında bulunuyordu Alper Altınok.
Dahası, “Kimi kurala uyar, kimi işine gelince hatırlar. Millet her şeyin farkında, günü gelince de gereğini yapar” diyerek Yüksel’in bir daha seçim kazanamayacağı mesajını veriyordu.
KUYRUK ACISI MI?
Peki Alper Altınok, Ezine OSB Müdürlüğü görevi süresince birlikte dirsek çürüttüğü, iyi ya da kötü bir hukukunun oluştuğu, üstelik aynı partide siyaset yaptığı Güray Yüksel’e karşı neden böyle bir çıkış yapma gereği duydu?
Parti kulislerinde, Alper Altınok’un, Ezine OSB’deki müdürlük döneminin sona erdirilmesinin sorumlularından biri olarak Güray Yüksel’i gördüğü ve o günden bu yana ikilinin arasında soğuk rüzgarlar estiği öne sürülüyor. Bunun yanı sıra, Altınok’un il başkanlığı mülakatı için çağrıldığı genel merkezden eli boş dönmesinin de sergilediği tavırda etkili olduğu konuşuluyor.
BEL ALTI SUÇLAMA!
Altınok’un bu paylaşımına Yüksel sosyal medya hesabından isim zikretmeden, “Bize yetkiyi vatandaş verdi. Durdu, tarttı bir daha yetki verdi. Sandık orada” şeklinde cevap verince, Altınok, “Belediyelere sıkı denetim geliyor. İsraf bitiyor hesap verme dönemi başlıyor” başlıklı bir haberin linkini, “Çok hızlı tepki geldi” notuyla paylaştı.
Bu hamle, Altınok adına büyük talihsizlikleri beraberinde getiriyordu.
Birincisi… Siyasetin yaygın tabiriyle ‘bel altı vuruş’ içeriyordu.
İkincisi… Dolaylı yoldan da olsa muhatabına belediye başkanlığı görevini kötüye kullanmak gibi çok ağır ve ispata muhtaç bir suçlama yöneltiyordu.
Şayet Altınok’un, Güray Yüksel ve Ezine Belediyesi’ne ilişkin bildiği usulsüzlükler varsa yapması gereken ima ve kelime oyununa başvurmak değil, ilgili yerlere bildirimde bulunmak olmalıdır.
HİKAYENİN KAYBEDENİ…
Özetle…
Alper Altınok’un birinci paylaşımı hem gereksiz hem de sertti.
İkinci paylaşımı ise halk arasında ‘üstüne tüy dikmek’ olarak nitelendirilen türdendi.
AK Parti’de çeşitli kademelerde siyaset yapan, belediye başkan adayı olan, partisinin referansıyla Ezine OSB’de kurucu müdürlük görevine getirilen, Ömer Faruk Göktürk dönemi sonrası il başkanlığı görevi için genel merkeze çağrılan üç isimden biri olan Alper Altınok’u, kendisine verilen değeri heba etme riskine sokan motivasyonu elbette bilmiyorum. Ama onun adına üzüldüğümü ifade etmek isterim.
Son olarak Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, “Bu sitemim garibana yazılan cezanın fazla gelmesinden kaynaklıdır. Kıymetli Bakan Yardımcımız Sn. Bülent Turan Beye de konuyla ilgili bilgi verdim. Konuyu samimiyetle dinlemesi bizi mutlu etti” şeklinde bir paylaşım yaptı.
Sonuç olarak…
Bu polemiğe hiç ama hiç gerek yoktu…
Ve bu hikayenin kaybedeni kuvvetle muhtemel Alper Altınok oldu!
Tüm okurlarımıza sağlıklı günler dilerim…
* (Güncelleme notu: Alper Altınok sosyal medyadaki ikinci paylaşımının Güray Yüksel ile alakalı olmadığını, köşe yazısında ele aldığı bir konunun, ulusal basında gündeme gelmesi üzerine böyle bir paylaşımda bulunduğunu, yaptığımız telefon görüşmesinde bana iletti. Altınok’un cevap hakkını böylelikle okurlarımıza bildirmiş olayım.)
